Laser nedir?
Tıbbi tartışmalarda son günlerde çokça adı geçen,
birçok ortamda pazarlama aracı olarak ortaya sunulan LASER (ler)
hakkında çoğumuz pek bilgi sahibi değiliz veya çok az şey biliyoruz.
(Light
Amplification by
Stimulated
Emission of
Radiation )
kelimelerinin baş harflerin kullanılmasıyla ortaya çıkan
LASER kelimesi aslında ne
olduğunun da tarifini içermektedir.
Işığın uygun oramda ilave enerji ile güçlendirilmesi ile lazer
ışını oluşur. Tek dalga boyunda (tek renk) ve aynı anda aynı fazda hareket eden
foton partiküllerinden oluşan ışın, ayrıca dağılmadan uzak mesafelere
gönderilebilir.
Bu özellikleri sayesinde laserler tıpta birçok kullanım alanı
bulmuşlardır.
Göz tedavilerinde kullanılan FEMTEC (molekülleri birbirinden
ayırarak çalışır) ve bazı bir iki değişik uygulama dışında tıpta kullanılan
laserlerin çoğu ışık enerjisinin ısıya dönüşmesiyle etki gösterirler. 60
derecenin üzerindeki ısılar protein moleküllerinde geri dönüşümsüz bozulmalar
oluşturur. Böylelikle istenmeyen hastalıklı dokular ısıtılarak veya daha güçlü
laserlerle kesilerek ortamdan uzaklaştırılırlar.
Lazerlerin
gücü Watt veya Joule cinsinden söylenir. 20-40 Watt gücünde bir laser ışını, 4
mm kalınlığındaki tahtayı 200-300 mili-saniyede deler.
Lazerlerin Damar Cerrahisinde kullanımı Başlangıçta
tıkalı damarları açmak için denenmişse de bu konudaki çalışmalar
atar damarlarda oluşan ısı hasarı nedeniyle pek başarılı
olmamış, birkaç olguda damarın delinmesi sonucu terk edilmiştir.
1998 yılından bu yana, Varis ve kılcal varis tedavisinde
ışık enerjisinden yararlanma yoluna gidilmiş. Önceleri CO2
laserler giderek yerini Nd:YAG, diyot laserler ve Fotoderme
bırakmıştır.
Günümüzde varis tedavisinde laser iki değişik biçimde
kullanılmaktadır:
- Trans-kutan uygulamalar
- Damar içi uygulamalar
TRANS KUTAN UYGULAMALAR: Kılcal ipliksi varislerde cilt üzerinden gönderilen düşük
güçlü laser ışınları 2-3 mili-saniye gibi kısa sürelerde bu
küçük damarlarda ısıyı 80 derece ve üstüne çıkarırlar. Diğer laser
tiplerinde nokta biçiminde atışlarla birkaç seferde yapılan tedaviyi Fotoderm
cihazıyla tek atışta 6 cm boyunda damarı tedavi etmek mümkündür. Böylece yapısı bozulan damarın
vücut tarafından eritilmesi beklenir. Trans kutan uygulamalarda
kullanılan laser tipleri:DAMAR İÇİ UYGULAMALAR: Safen
damarından kaynaklanan varislerde bu damardaki kapak bozukluklarının ve
kaçakların kapatılması gerekir. Klasik varis ameliyatında
uygulanan bu damarın
tamamen çıkartılmasının yerine, damarın içine yerleştirilen laser
kateterinin çalışırken yavaşça geri çekilmesiyle damar boydan boya
içerden yakılarak kapatılır. Bu işlem ültrason
altında yapılır. Komşu dokular, cilt ve cilt altı dokularını
oluşan ısıdan korumak için safen damarının etrafına lokal
anestetik maddeler içeren bol miktarda serum fizyolojik enjekte
edilir.
DETAY
1)IŞIĞIN GÜÇLENDİRİLMESİ
Bütün lazerler içinden geçen ışığın gücünü ve
şiddetini arttıran enerji yüklü bir ortam veya madde
kullanırlar. Bu maddeye güçlendirici ortam denir. Bu
madde sıvı katı veya gazdır. Her ne formda olursa
olsun bu ortamın içinde yüksek oranda enerjiyi
depolayabilen ve daha sonra ışık olarak salgılayabilen
atom, molekül veya iyonların bulunması gerekir.
Hellium Neon lazerde kullanılan ortam neon ve
helyum gazlarının bir karışımıdır. Lazer diyotlar da
ortamında iki yarı iletken madde arasına konulmuş bir
başka yarı iletken maddedir. Ortam tarafından Işığın
şiddetinin güçlendirilme kat sayısı “kazanç
olarak” tanımlanır. Kazanç kullanılan ortama
bağlı sabit bir rakam değildir. Kazancın büyüklüğü
ortama gönderilen ışığın dalga boyu, şiddeti,
kullanılan ortamın uzunluğu ve kullanılan ortama
uygulanan enerji miktarı ile değişir.
2) GÜÇLENDİRİCİ ORTAMIN ENERJİLENDİRİLMESİ
Güçlendirici ortama gelen ışığın şiddetini arttırmak
bu ortama ilave enerji yüklemekle sağlanır. Bu ortamın
gelen ışığı güçlendirebilmesi için ortama bir şekilde
enerji yüklemek gerekir. Bu güçlendirici ortamın
enerjilendirilmesi lazer terminolojisinden pompalama
olarak tanımlanır. Güçlendirici ortamın pompalanması
birkaç değişik yoldan yapılabilir. Ortam katı
olduğunda bunu şiddetli ışıkla aydınlatmaktır. Bu ışık
ortamdaki atom veya iyonlar tarafından tutularak daha
yüksek enerji düzeyine çıkartılır. Deminki verdiğimiz
örnekte katı güçlendirici ortamın iki yanına flaş
tüpleri konularak ve bütün bu düzeneği parlak metal
yüzeyleri olan yansıtıcı bir ortamın içine konularak
sağlanır. Bu tür pompalamaya optik pompalama denir.
Bazen pompalama kaynağı olarak bir başka lazer ışını
kaynak olarak kullanılabilir. Gazlı güçlendirici
ortamlarda enerji bu ortamın içinden elektrik
boşalımı yani yıldırım efektinden yararlanılır.
Bu ve buna benzer yöntemlerle eldeki ışığın gücünün
arttırılması sonucu elde ettiğimiz ışına laser (Light
Amplification by Stimulated Emission of Radiation )
diyoruz.
Lazerler genellikle tek dalga boyunda ve aynı fazda salınım yapan
yüksek enerjili fotonlar son derece küçük çaplı ve bulunduğu
ortamdan dağılım yapmadan geçen (bir metre mesafeden
bir el fenerini duvara tutuğumuz zaman duvarda 1 metre
boyunda bir aydınlatma alanı oluşur. Aynı el fenerini
2 metre mesafeden tuttuğumuzda aydınlatma alanı 3
metre veya daha büyük olur). Aynı işi bir laser ışığı
ile yaptığımızda aydınlanan bölgenin çapının
değişmediğini görürüz. Laser ışını o kadar toplu bir
huzme halinde gider ki 1 metre mesafe ile 100
kilometre mesafeden de yönlendirildiğinde duvardaki
çapı hep 1-2 mm civarında olacaktır. Yeteri kadar
güçlü bir laser ile ayı aydınlattığımızda laser
ışınının aydaki aydınlattığı alanın çapı 100 metreyi
geçmez. Bu ek olarak laser huzmesi uzun mesafelerde de
taşıdığı enerjiyi koruyabilmektedir. Çok yüksek
enerjili ışın olarak da tarif edebileceğimiz laser
ışığı örneğin 15 W gücündeki bir laser huzmesi 3 mm
kalınlığındaki tahtayı saniyenin binde biri kadar kısa
bir sürede delip geçebilir. Laserle bu etkiyi ışık
(foton) enerjisinin çarptıkları yüzeyde ısıya
dönüşmesi ile yaparlar.
LAZERLERİN TIPTA KULLANIMI
Dalga boyları ve fizik özelliklerine göre değişik
lazerler tıp alanında değişik alanlarda kullanım
sahası bulmuşlardır. Lazerin tıptaki en başarılı
uygulamaları göz ve göz hastalıklarında ki tedavi
yöntemleridir. Bunun hemen peşi sıra deri
hastalıklarındaki cilde ait leke ve bazı keratoz
dediğimiz kalınlaşmaların tedavisinde de son derece
başarılı olarak uygulanmaktadır. Damar cerrahisinde de
lazerler son 20 yılda değişik biçimlerde kullanım
alanı bulmuşlardır. Önceleri tıkalı arterleri açmak
için kullanılan CO2 Lazer damarın içindeki tıkayıcı maddelerin (kan
pıhtısı,
kolesterol plakları, aterosklerotik tıkanıklıklar)
ışık enerjisi kullanılarak buharlaştırılması ve damar
açıklığının devamlılığını sağlanması için
kullanılmıştır.
Bu kullanım biçimi, oluşan yüksek ısı (ve bu nedenle
başarılı olarak açılmış olsa bile damar cidarında
yaptığı hasar nedeniyle damarın tekrar kapanması) ve
bazen de uygulanan güçlü laserin damarı delmesi gibi
komplikasyonları nedeniyle kısa sürede terkedilmiştir.
Daha sonra cilt altında ince ağsı yapılar yapan
kapiller varislerin dışarıdan (trans kutan) uygulanan
yüksek enerjili ışınlarla tedavisi gündeme gelmiştir.
İlk başlarda karbondioksit lazer daha sonra Nd:YAG
lazer, diyot lazerler, doğrudan kullanılan ışık
pompaları (fotoderm) bu amaçla kullanılmaya
başlanmıştır.
Son olarak büyük varislerde ameliyata ilave
olarak safen veninin çıkartılması yerine endovenöz
olarak önce koter (radyofrekans) daha sonra EVLT
(ucundaki metal bir parçanın laser ışını ile yüksek
derecelere ısıtıldığı bir kateterle) ve en son olarak
da safen damarın içinde çıplak cam kateterin ucunda
çıkan 980nm dalga boyundaki lazerin doğrudan damar
içindeki kanı 80/90 °C’ye ısıtılması ile safen
ven’in kapatılmasını sağlayan bir yöntem olarak
kullanıma girmiştir.
|